
AĞIT
Anonim halk edebiyatı nazım şeklidir. Ağıdın İslamiyet öncesi Türk edebiyatın’da adı “sağu”, Divan Edebiyatı’nda da ise “mersiyedir.” Ağıt, ölenlerin ardından acılarını dile getirme yöntemidir.
Ağıt yakma geleneği, Gömürgen Türkmenleri arasında çok yaygın olan bir gelenektir. Ölüden kalan soyhalar ortaya atılır. Kadınlar bir araya toplandıktan sonra, ağıtçı kadın bir dörtlük söyler. Bu dörtlüğün onlar üzerinde bıraktığı tesire göre bir müddet ağladıktan sonra, ağıtçı kadın, başka bir dörtlükle devam eder. Bazen de yeni gelenler birkaç dörtlükle devam ederler. Gömürgen kültüründe çok önemli bir yeri olan Ağıdı, zaman zaman erkekler de söylerler. Biz burada çok az bir kısmını derleyebildik.
Yazılı kültüre geçmemiş, ağızdan ağıza dolaşarak zamanımıza ulaşanlar olduğu gibi, zamanımızda ölenlere söylenen ağıtlar da derledik. Kimilerinin hikâyeleri, eski olmasına rağmen hafızalara iyi kazınmış olduğuna bakılırsa, ya ağıtçılar çok güçlü ifade etmişler veya ölenin acısı toplumu çok etkilemiş olmalıdır.
Yukarıda Ağıdın “anonim halk edebiyatı” türü olduğunu söylemiştik. Derlediğimiz ağıtların tamamının Gömürgen’e ait olduğunu iddia etmiyoruz. Biz, sadece Gömürgen’den derlediğimiz ağıtları buraya aldık. Kalanlar da kasabada bilindiğine göre akraba topluluklarının olmalıdır.
“Ağıda gelen ağlar, düğüne gelen oynar.” Atasözü gereği gittikleri taziyelerde akraba topluluklarının ölülerine ağıtlar yakmışlardır. Bu ağıtları da Gömürgen’de sözlü kültüre geçmiştir.
Atalarımız, “ayağa değmedik taş, başa gelmedik iş olmaz” demişler. Gömürgen ağıtları, bu sözü ataların boşuna söylemediklerini bir daha ispat ediyor. Kiminin başında bir kara sevdadır gelip geçerken, kiminin başında karagün kararıp kalıyor. Kimi Yemen’e gidip dönmüyor. Kimi muradına ermiyor. Kimi darağacında Salınıyor, kimi bir söze, siteme alınıyor. Kimi düşüyor Muratsızların ağına, kimileri yaylasına, dağına...
Ağıtlarımızdan dağ dağ, yayla yayla insan kokusu geliyor. Yazılı kültüre geçmemiş, zamana karşı hâlâ direnen ağıtlardan derlediklerimiz birkaç örnektir.
Derlediğim ağıtlarımızı iki bölüme ayırdım.
A- Eski Ağıtlarımız
B- Yakın Tarihimizin Ağıtları
(Sol taraftaki linke tıklayarak istediğiniz ağıtlara ulkaşabilirsiniz)
|